Sosyal Anksiyeteye Dair 5 Gerçek
- Sosyal anksiyete sadece topluluk önünde konuşma korkusu demek değildir.
Genellikle sosyal anksiyete, kalabalık önünde konuşurken titreyen, gerilen, kızaran, kekeleyen biri ile tasvir edilir. Ancak sosyal anksiyete sadece topluluk önünde konuşmaktan korkmak değildir. Evet bu kişilerin birçoğu için bu durum korkutucu olabilir fakat bu herkesin bu korkuya sahip olduğu anlamına gelmez.
Bu bozukluğa sahip olan bazı kişiler için insanların gözüne bakmak, kısa sohbetler yapmak, telefon konuşmaları gerçekleştirmek, diğerlerinin önünde yemek ve hatta grupça yapılan sporlar bile korku verici olabilir. Aslında sosyal kaygıya sahip bazı kişiler için topluluk önünde konuşmak bırakın korkutucu olmayı, keyif verici bile görülebilir!
Sosyal kaygı bozukluğu tanısı koyarken dikkat edilen kişinin belirli bir sosyal durumda kaygı duyması ya da korkması değildir. O sosyal durumlara dair kendi hayatlarını, işlevselliklerini etkileyecek yoğun korkular yaşamalarıdır.
- Sosyal anksiyete korkuları eleştirilme endişesinin çok ötesindedir.
Genellikle sosyal kaygıyı utanma, bir standardı karşılayamama korkusu olarak düşünmeye meyilliyizdir. Ancak birçok kişi için sosyal kaygı pozitif geribildirim alırken ve ‘iyi anlamda odak noktası’ olurken de yaşanır.
- Sosyal anksiyetenin endişeleri hem gelecek hem de geçmişe dair olabilir.
Endişe hakkında düşündüğümüzde gelecek ile ilgili olduğunu düşünürüz. Ancak sosyal anksiyeteye sahip insanlar için endişe geçmişle de ilgilidir. Sosyal durumları ruminatif bir şekilde tekrar tekrar düşünürler ve ‘Ya yanlış şeyi söylediysem?’ ‘Ya benim sıkıcı olduğumu düşündülerse?’ gibi aynı düşünceler tekrar tekrar zihinlerinde döner. Bu tip ruminasyon ‘olay sonrası işlemleme’ diye geçer ve dünyaya dair ilginç ancak yıkıcı bir bakış açısını içerir. Geçmiş olaylara dair çok düşünen insanlar geleceğe yönelik de daha kaygılı olur.
- Sosyal anksiyete içedönüklük ile aynı şey değildir.
İçedönüklük birinin karakteri ile ilgili bir durumdur. Kişinin ihtiyacı olan sosyal iletişimi ifade eder, kaygı veya endişe içermez. Sosyal kaygı yaşayan kişilerin içedönük olduğunu söylemek zordur. Kimi zaman sevmemize rağmen bazı şeyler bize kaygı verebilir. Bu bağlamda çok dışadönük, diğerleri ile sosyal iletişime değer veren biri de sosyal anksiyete yaşıyor olabilir.
- Sosyal anksiyete her zaman çok kolay fark edilemez.
Sosyal kaygısı olan insanların dünyadan saklandığı ve sosyal iletişim kurmadığı, partilere sosyal etkinliklere katılmadığına dair bir algı vardır. Ancak bu bilgi de yanlıştır. Sosyal kaygı heterojen bir kavramdır. Dolayısıyla bazı kişiler parti gibi sosyal ortamlara katılmakta bir güçlük çekmezler. Ayrıca bazı kişiler için sosyal kaçınma daha gizlidir. Yani partiye katılırlar ama diğerleri ile konuşmak için çok içmeleri çok rahatlamaları gerekir. Veya sadece telefonları ile ilgilenirler. Bu gizli kaçınma davranışları bağımlılık yaratma ihtimali olduğundan daha problemlidir. Zamanla kişi sosyal ortamlarda olabilmek için alkol gibi sakinleştirici maddelere daha da bağlı hale gelir.
