Sosyal Kaygı Nedir?

Sosyal fobi olarak da bilinen sosyal anksiyete bozukluğu, sosyal durumlarda meydana gelen , özellikle diğer insanların önünde kendinizi utandırmaktan aşırı endişe duyma ve küçük düşürülme korkusudur. Sosyal kaygı bozukluğu utangaçlık değildir, ancak kişiler tarafından bu durum sıklıkla karıştırılmaktadır. Utangaç insanlar başkalarının etrafında huzursuz olsalar da, genellikle sosyal fobisi olan birisinin deneyimlediği yoğun kaygıyı yaşamazlar. Ek olarak, utangaç insanlar genellikle sosyal kaygısı olan bir kişinin yaptığı sosyal durumlardan aşırı derecede kaçınmaya girmezler . Sosyal fobisi olan çoğu kişi duygularının aşırı ve irrasyonel olduğunun farkındadır. Yine de, korkulan durumla yüzleşmeden önce çok büyük bir korku hissederler ve bundan kaçınmak için davranışlarında ve yönelimlerinde değişiklikler oluşturabilirler. 

Bununla birlikte bireyler, sosyal bir durumda yaptıkları her küçük hataya aşırı odaklanma eğilimindedir ve onlar üzerinde  hatalı inançlara sahiptir. Basitçe bir örnekle kızarmak, sosyal fobisi olan bir kişiye sıkıntı verici  veya bir utanç gibi görünebilir ve tüm gözler kendilerine odaklanmış gibi hissettirebilir.

 

Sosyal kaygıları olan insanlar mizaç olarak hiç utangaç olmayabilir. Çoğu zaman insanlarla olan iletişimlerinde tamamen rahat olabilirler, ancak halk arasında bir koridorda yürümek veya sosyal bir ortamda ya da işyerinde bir konuşma yapmak gibi belirli durumlar, onlara yoğun endişe verebilir. Bazı ender durumlarda, sosyal kaygı, başkalarının olduğu durumlarda umumi bir tuvaleti kullanma, dışarıda yemek yeme veya telefonda konuşma korkusu içerebilir. 

 

Sosyal Kaygının belirtileri aşağıdaki semptomların varlığı ile karakterizedir:

Fiziksel belirtiler; Kaçınma davranışı sergileyemediği durumlarda kişilerde somatik belirtiler görülmektedir bunlar;

* Çarpıntı ( %79 )

* Titreme ( %75 )

*Terleme (%74)

 *Kaslarda gerginlik (%64)

*Karında huzursuzluk hissi (%63)

*Ağız kuruluğu ( %61)

*Ateş basması ya da üşüme hissi (%57)

*Başta basınç hissi ya da baş. ağrısı (%46) (Aimes ve ark. 1983).

DSM-5’e göre kişinin başkalarınca değerlendirilebilecek olduğu toplumsal etkileşimlere örnekler arasında şunlar olabilir;

  • Karşılıklı konuşma
  • Tanımadık insanlarla karşılaşma
  • Yemek yerken ya da içerken gözlenme
  • Başkalarının önünde bir eylem gerçekleştirme ( örn.Bir konuşma yapma).

Söz konusu toplumsal durumlar, kişide  neredeyse her zaman korku ya da kaygı doğurmaktadır.

Söz konusu toplumsal durumlardan kaçınılır ya da yoğun bir korku ya da kaygı ile bunlara katlanılır.

Duyulan korku ya da kaygı söz konusu  toplumsal ortamda çekinilecek duruma göre ve toplumsal kültürel bağlamda orantısızdır. 

Korku, kaygı ya da kaçınma sürekli bir durumdur, altı ay ya da daha uzun sürer.

Korku , kaygı ya da kaçınma klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.

Korku, kaygı ya da kaçınma, bir maddenin ya da başka bir sağlık durumunun fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.

Kaynaklar

  • American Psychiatrie Association-APA (1994) Sıaitsücul Manimi of Memul Disorders. Dördüncü Baskı (DSM-IV). Americatı Psychiairic Assoeİaıion Press. VVaslıinşıoıı DC.
  • Aimes PL.Gelder MC.Shaw PM (1983) Social phobia: A comparative cliniical study.Br J Psychiatry. 142: 174-179.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir